Istekleriniz Dersler Programlar Oyunlar Incelemeler Cover Şarkılar ve Dublajlar

3 Aralık 2014 Çarşamba

♥ Öylesine....♥


Herkese merhabalar :) Bu yazımı öylesine yazıyorum.Aslında birazda içimi dökmek istiyorum.Ne de olsa bloglarımız bizim günlüklerimiz gibilerdir değil mi? Geçenlerde bilgisayarlarda bakınırken aklıma Crash Bandicoot oyunu geldi.İçimden dedim bu oyunu belki bilgisayara indirebilirim.Normalde Crash Bandicoot serisi tamamen playstation konsollarında oynanabiliyor.Başladım araştırmaya.Youtube sitesinde yazdım Crash Bandicoot download ve buldum :D Girdim baktım videolara.İzledikten sonra videolardaki görüntüleri bende adamların yaptığının aynısını yaptım ve bilgisayarıma kurdum oyunları.Oyunlar açılır açılmaz dünyalar benim oldu.Kaç senelik bulamayacağım oyunlar bilgisayarımda açıldı.Açılır açılmaz başladım oynamaya.İnsan sevdiği bir şeyi oynayınca veyatta bakınca mutlu oluyor.Geçenlerde Crash Team Reacing oyunum bozulmuştu playstation konsolumda onu bile bulup oynadım.İnsan eskileri görünce eskilere gidiyor ve nerden nereye geldik diye de düşünebiliyor.Eski zamanlar güzel be arkadaş.Gençtin etrafta koşturabiliyordun oyun oynayabiliyordun.Her yere gidebiliyordun.Mutluydun her zaman be arkadaş.Ama şimdiki zamana geldiğimizde eski zamanlardaki gibi tatminlik yok.Gerçeği anlıyorsun kavrıyorsun artık.


Bazen kendi kendime düşünüyorum.Ben ilerde ne yapabileceğim diye.Lise mezunu üniversiteye kazanamayan ben şimdilik dershaneye gidiyorum ama yinede kafam takılıyor ben ilerde ne yapabileceğim.Ya dilediğimi yapamazsam.Şu an için sayısallarda biraz değil çok problemim var be arkadaş.Kafam almıyor bir türlü.Belkide bu gittiğim okullardan edinemediğim bilgiler yüzündendir.Veyatta hocaların suçudur veyatta benim.Dershanedeki hocaya sorduğumda ne yapabilirim test çöz diyor.Tamam çözmeye çalışıyoruz ama temel yok ki be arkadaş.Soruları görünce ağzım açık bu ne leyn diye bakıyorum.Soru ile ben birbirimize bakışıyoruz o an.Geometri desen ayrı bir dert.Bazen şunuda aklımdan geçiriyorum.Benim insan kesip biçmeye yeteneğim var diyelim ama ben neden sayısal üzerine sınava giriyorum.Sayısal ilerde bana yarar salıyacak mı ki? İnsanları ameliyat ettiğimizde 1/2 oranında göbeğini kestim 2/4 oranında veyatta cos alfa bilmem ne oranında bağırsak mı parçaladım diyeceğim.Veyatta hukuk,psikoloji ve bu tip şeyler neden eşit ağırlıktan puan alıyor ki.Bu meslekler sözel değil mi? Neden sözel de değiller? Bu sayısallar neden olmak zorunda ki? Şimdi biz bilgisayar çağında değil miyiz? Bilgisayarlar yapsın işlemleri bizim yerimize.Bu üniversite sınavları bile bana saçma geliyor be arkadaş.Yazımı belki okur belki okumazsınız ama bu üniversite sınavı gereksiz saçma kısmında bana katılmayabilirsiniz belki.Ama ne bileyim adamın o mesleğe yeteneği var ama gidemiyor.Eğitim desen pert be arkadaş.Ben kendimden örnek vereyim.Lisede ne tarihi düzgün işledim nede matematiği.Tarihçi desen sırtına masaj yaptırırdı matematikçi desen öğrencilerini bırakır gider tiyatro çekerdi.İlköğretimde de böyleydi.Matematikçi derdi ben bu konuyu sevmedim geç.Hocalarla iyi anılarım hiç olmadı.Bizi yerden yere vurulardı.O yüzden öğretmenleri hiç sevmem.Görsem eski hocaları yüzlerine tükürürüm.Başlarım sizin eğitiminize derdim.Yattığı yerden para kazanıyorlar başka bir şey değil.Ben bu tür hocalarla karşılaştığım için böyleyim veyatta ben çalışmadığım için.Demekki ben sayısal anlamıyorsam kabul ettim bunu ya salağım yada gerizekalıyım arkadaş.Sayısal dersler gözümde anlaşılmaz yabancı dil gibi.Temel yok temel.Geçen sene çöküntüye uğradım kazanamadığım için.Bu yılda kazanamazsam yeniden ikinci bir çöküntüye uğrarım.Bu çöküntüye uğrama geçtikten sonrada kendimi çalışma hayatına atarım.Olmuyorsa olmuyor zorlayamam kendimi.Şunuda söyleyeyim içimde kalmasın.Geometri veyatta matematik hocalarını kıskanıyorum be arkadaş.Anında tat tak tak anlayıp yapabiliyorlar soruları.


Buralardan kaçıp gitmek istiyorum bazen.Gezmek dolaşmak.Dolaşmak dediğim böyle alışveriş merkezine gideyim dalayım değil.Şehir dışına çıkacaksın.Gideceksin çayır çimenli yollardan.Arabayla gideceksin köyün birine.Gireceksin kahvehanelerden birine.Çay isteyeceksin oradan.Oturacaksın masaya çayın gelecek önüne.Hem manzarayı izleyecek hemde yudumlayacaksın çayını.Lezzetini alacaksın ağzında çayın.Göreceksin ki şehir hayatıyla köy hayatı ne kadar farklı.Şehirde insan gergin agresif bir değişik.Karşılaşıyoruzda durduk yere garip insanlarla diyoruz lan bu değişik ne diyor.Ciddende böyle kişilerde var değişik olarak sinir eden kişi.Kafan mı bozuldu atla bin arabana git gez Edirne,Çanakkale,Sakarya,Bursa,Kocaeli gibi bir sürü ile.Orada değişik tatlarıda tat.İnsan değişik mekanda olunca daha huzurlu sakin oluyor.Hele ki gübre kokusunu aldığımda varya oh ne güzel diyorum.Bazıları diyebilir ıyy bu ne bok kokusu diyebilir.Ama anlayamazsınız işte o kokunun bile insana verdiği rahatlığı.Arkadaş kafan mı bozuldu dediğimi yap gez değişik tarihi yerlerde.Kim gelecekse ailenden onlarıda al yanına git gezin.Ama şunuda söyleyeyim sonradan evine tekrardan geldin mi diyeceksin ben yine mi buraya geldim olsun yeter ki sen içinteki negatif elektriği at.Tekrardan mı yüklendi vücuduna git yeniden dolaş.Belki ta illere gidemeyebilirsin.O zaman git çık park varsa yeşillik git oralara otur seyret etrafını.Etrafı seyredince bile rahatlarsın belki.Ben bazen oturur etrafa bakar insanların ne yaptığını çözmeye çalışır hatta konuştukları şeyleri bile dinlerim yakınımdalarsa.Anlarsın ki senden başka bir sürü insan var bu dünyada.Hepside kendi çapında kendine göre dertleri var.


Gökyüzüne bakarım bazen.Kuşlar uçuşur kafamda.Derim keşke bende bu kuşlar kadar özgür olabilsem.Hiç olmazsa iş güç para dertleri yok.Bi tek yemek derdindeler o kadar.İş demişken aklımdan yapabileceğim bir sürü iş gelir benim.Doktorluk,bilgisayarla ilgili şeyler hatta seslendirmen gibi.Seslendirmen olmayı istiyordum bazı zamanlarda.Animeler veyatta animasyonlardaki dublajlar beni etkilemişti.Belkide sesim bir karekterde uyanırdı.Bu hoş olurdu aslında benim için.Ama gelin görünkü sesinizi beğeniceklerde sizi çağıracaklar.Görüyoruz filmlerde yabancı programlarda hep aynı ses.İçimden artık küfür ediyorum.Bi a kanalını açıyorum kadın seslendirmen yapmış karektere diğerine geçiyorum yine aynı seslendirmen başka kadını seslendiriyor.Bıktırıyor be arkadaş insanı.Başka seslendirmenlerde olsun sesi çirkinde olsa olsun.Yeter ki olsun.Bence orjinal sesi neyse o sese yakın dublaj yapsınlar daha iyi.Mesela Disney veyatta Warner bros'un filmlerine iyi dublaj yapıyorlar.Ama keşke bu iyi dublajcılık yayılsa.Neyse artık.Burada yazımı sonlandırmak istiyorum.Benim için iyi bir iç dökme yazısı oldu.Sizlere en sevdiğim şarkıcı olan Nana Mizuki'den bir şarkı koyarak hoşçakalın diyorum :)