Istekleriniz Dersler Programlar Oyunlar Incelemeler Cover Şarkılar ve Dublajlar

11 Şubat 2018 Pazar

ʕ◉ᴥ◉ʔ


Herkese merhabalar efenim.İvet ben.1 ay sonra yine ben.Şunu fark ettim ki siteme aydan aya yazı yazıyorum.Daha çok yazı yazmak istiyorum ama yazamıyorum.Her neyse yine gelelim bana.Aralık ayından bu yana yani mülakata çağırıldığımdan ve işe alınmayışımdan beridir evde kös kös oturuyorum.Sağlık Bakanlığı sağolsun hastanelere iş alımları tamamen durmuş durumda.Güney Sekreterliğine gittim 1 mi 1 buçuk ay mı önce mi ne işte.İş alımlarıda malum bir ara taşeron haberi çıkmıştı memuriyete geçeceğine dair.Ayrıca iş alımlarınında değişebileceği söylendi yani şu şekilde ya işkurdan alınacak elemen ki işkurda genellikle özel sektör üzerine iş alımları oluyor genelde.Bir diğeride Sağlık Bakanlığının kendisinin alacağım yani İl Sağlık Bakanlığına gidip bizzat başvuru yapılacak yada Genel Sekreterlikten alımlar devam edilecek.Bilemiyorlarda iş alımları ne zaman olur.Aslında ben bir an önce sigortamın açılmasını istiyorum ki işlesin ama bu gidişle olmayacak gibi.İsteye göre sigorta olacak sanırım sonum.
2 yıllık okuduğum bölümü 4 yıla tamamlamak için bu sene dikey geçiş sınavına gireceğim.Sağlık Yönetimi okumak istiyorum.İnternetten baktığım kadarıyla sözel soruları kolay.Sayısal sorularada baktım basit şeyleri yapabiliyorum fakat diğer şeyleri anlamıyorum.Yapabildiğim soruları yapacağım.Uzaktan öğretim düşünüyorum.Kitaplarımı alacağım ve sadece sınav günlerinde sınavlarımı olup bitireceğim.Uzak öğretim olarak Anadolu üniversitesi var.Onu tercih edeceğim.Diğer türlü eğer açıköğretim olmayıp normal gitmeli olursa benim için daha zor olur.Okula gidip gelmeli yer Düzcede ve kontejyan olarak 5-7 kişi alıyor fakat diğer türlü açıköğretimden olan yer 5000 kontejyana sahip.Hem evde olacağım hemde çalışırsam çalışabileceğim.Hem zaten açıköğretim bürolarıda varmış yakınlarda.Hemde sağlık yönetimin de bu tıbbi sekreterlikten gördüğüm birkaç derste var belki onlardan muaf olabilir ve ders sayılarımıda düşürebilirim.Düşüremezsemde yanarım çünkü tıbbi sekreterlikten kalan tüm notlarımı çöpe attım :D İşe yaramaz diye ne bileyim.Kurtulmak istedim.Çoğu arkadaşımda bu notları çöpe atmıştır.
Evde olduğum sürece oyun oynuyorum.Erkek kardeşim okulda gidince açıyorum bi 13. cuma oynuyorum.Oyunda genellikle Ruslar oluyor ve beni bazen aşırı derece sinir ediyorlar.Jason oluncada mutlulukla onları kesiyorum tabi.Şu sıralar 13.Cumaya güncellemeler geliyor.Part 5 Jason geldi oyuna.Şu an deneme aşamasındayım onu.Part 2 den sonra kullanacağım o olur sanırım.İyi bir Jason part 5.
13.Jasondan sonra birde lineage2 oynuyorum.Kendisi bir mobil oyun.Bağımlıları var adamlar sabahtan akşama kadar kasılıyorlar.Oyun olduğunu unutuyorlar.Bi oyuna bu kadar bağımlıda olmak ne biliyim saçma.Görevleri yaptıktan sonrada oyunu kapatıyorum ve saat 6 da marvel future fight oyunumu oynuyorum.
Anlayacağını evde yapacak bir şeyim yok.İş yok güç yok.Bakalım halim ne olacak.
Bu arada sevgililer günü indirimleri başladı gratiste olsun watsonsta olsun.Bir an önce gitmek istiyorum.Alacağım şeyler var :D
Bu arada blogger da gifler açılmıyor artık ne halt yaptıysam ya kodlar yüzünden açılmıyor yada bloggerda sorun var.Blogger galeride gözüküyor çünkü.Bir ara onuda hallederim.
Not:Bloggerda sorun var.
Not:Bloggerda bir sorun yokmuş.Tarayıcımda reklam kilit sistemi var ve buda gifleri etkilemiş.Onu düzeltince halloldu :D
Bu yazımında sonuna gelmek istiyorum.Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın efenim :)

17 Ocak 2018 Çarşamba

♥ Crash Bandicoot 2 : Cortex Strikes Back ♥


Herkese merhabalar efenim.2018 yılının ilk yazısıyla burdayım.Bu yazıyı yazmayı istiyordum açıkçası.Hatırlarsanız Crash Bandicoot'un Ps1 için olan ilk oyununu tanıtmıştım.Bu ikinci oyunla birlikte maceramız Crash ile devam ediyor.Grafikler ilk oyunundaki gibi harika benim için :) Özellikle Crash Bandicoot oyunlarında oyun müziklerinin hastasıyım.Telefonumun zil seside bu oyundandır.Konusuna şöyle bir gelirsek.

KONUSU

İlk oyunda Dr.Neo Cortex uçuş aletinden düşerek.Yaşadığı adanın üzerinde bir yere düşerek kristal bulur ve bu kristalleri teste tabi tutup güçlerini bulmaya yada güç elde etmeye çalışır.Bizim Crash ise kardeşi Coco'nun yanında uyur.Coco uyanmasını ister ve kardeşine bilgisayarı için evden bataryasını getirmesini ister.Crash uyanır tam yollculuğu sırasında Dr.Neo Cortex onu odaların olduğu bir kata ışınlar ve kurtuluşu için kristalleri toplamasını ister.


Oyundan benim anladığım kadarıyla konusu budur.Oyunda toplam 5 kat ana görev ve 1 tane özel olmak üzere toplam 6 kat var.Bu katların içerisinde de katlara ait özel odalar var.Aynı zamanda bu katların birde bossları var.1 katın bossunu yenerseniz yeni kata geçme şansını elde ediyorsunuz.Tabi bu oyunda da elmas ve kristal toplama olayı var.Tüm bölüm ve katların kristal yada elmaslarını toplarsanız Dr.Neo Cortex'le savaşmadan onu indiriyorsunuz.Yok ben toplayamam diyorsanız benim yaptığım gibi onu pataklayıp oyunu bitirirsiniz.

Bu arada oyunda benim sevdiğim kat 3.kattır :D

Oyunun konusunu anlamadıysanız da size şöyle bir oyunun sinematik animasyonunu göstereyim.


İlk oyununda parola kombinasyonu vardı.Onu girince tüm elmaslar elinizde gizli bölümlerde açık oluyordu.Fakat bu oyunda öyle bişey yok.Yani bu sizi biraz daha zorlayacak bir durum oluyor.

Şimdi size tüm kritalleri toplamadığınız sonu göstereyim.


Şimdide tüm elmasları topladığınız 2.sonu göstereyim.


Bana göre bu son biraz acımasız :D

Karekter tanıtımlarına gelecek olursak.1.oyunda var olan karekterleri tekrardan koymayacağım buraya.İlk oyunda açıklamadığım karekterleri koyacağım.


Coco Bandicoot: Crash'in kız kardeşidir. Akıllıdır ve teknoloji ile arası mükemmeldir. Bir Bandicoot faresidir.


Komodo Moe: Bir kertenkeledir. Cortex'e çalışır. Komodo Joe'nin ikiz kardeşidir. Şişmandır.
Komodo Joe: Bir kertenkeledir. Cortex'e çalışır. Komodo Moe'nin ikiz kardeşidir. Zayıftır.


Tiny Tiger: Neo Cortex'in mutantlaştırılmış hayvanlarından biridir. Bir kaplandır.


N-Gin: Cortex'in çalışanlarından biridir.Yarı cyborg yarı insandır. Aptaldır ve korkaktır fakat makinelerden iyi anlar.


Polar: Crash'in arkadaşıdır. Yavru kutup ayısıdır.


Oyun özellikleri ilk oyunun oynayış şekliyle aynı bir değişiklik yok.Sadece gizli bir ipucu var oyunda.Oyunun 2.katında Polar adındaki bir kutup ayısı var onun üzerine birkaç kez atlarsanız size ekstra can veriyor.


Oyunun müziklerini indirmek yada dinlemek isterseniz aşağıdaki ''tıkla'' yazan yere tıklayarak siteye gidebilirsiniz.


Bir aşağıdaki resme tıkladığınızda da oyunu indirebileceğiniz siteye gidersiniz.


Oyunu Ps1 simülatör programıyla rahatlıkla oynayabilisiniz.Bir problem çıkmayacaktır karşınıza.

Şimdide oyun içi görüntüler birkaçını gösterip yazıyı sonlandıracağım.





Bir sonraki yazımda görüşmek üzere efenim hoşçakalın :) 

20 Aralık 2017 Çarşamba

♥ Şöyle Böyle ♥

(Resim aslında bilgisayar Wallpaper'ıdır.İndirip kullanabilirsiniz.Orjinal Sonic.jp'den alınma :D )

Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız? Yaklaşık şöyle 1 aydan sonra sizlere yeni yazımı takdim ediyorum efenim.Diceksiniz yada demiyeceksiniz.BloomChan sen nerdesin? Valla ben evimde malak gibi oturuyorumda oturuyorum.Ee diceksiniz evde oturuyorsan niye yazı yazmıyorsun? Açıkçası yazma hevesimi bekliyorum diyebilirim yada yazı yazma patlama seviyesine gelmeyi bekliyor da diyebilirim.Fakat sitemin şablonunu canım sıkılınca hemen değiştiriyorum :D Bu yeni temam cingılmens.Hazır yeni yıla giriyoruz bende süsleyeyim dedim.Gavurlara özeniyorum efenim.Şaka bi tarafa da ben bu tür yok yılbaşı yok noel yok çam ağacı süsleme ilgilenmiyorum.Dinende bizde zaten böyle birşey yok.Lakin insanları çekmek için yaptıkları süsleri beğeniyor ve gözlerime bayram ziyafeti çektiriyorum.Geçenlerde facebookta kendiminde yer aldığı bir kadın grubunda şunu gördüm.Sizlerlede paylaşmadan edemeyeceğim açıkçası.Birisi yabancıların böyle noel için çorapları oluyor onların içine hediyeler koyuyorlar o çoraptan yapıp çocuklarının ayakkabılarının üzerine koymuş ve sabah uyanınca görüp noel babadan geldiğini sanıp mutlu olmalarını istemiş.Bunuda resimli bir şekilde paylaşmış.Tabi bu gönderiyo karşı çıkanlarda var sahip çıkanlarda.Ben kendi fikrimi söyleyecek olursam böyle şeyler ne yaparım nede çocuklarım olursa onlarında yapmalarına müsade ederim.Benim kendi dinimde olmayan şeyi yapmam açıkçası.Karşı çıkanlarada dedikleri şu biz diğer dinlere saygı göstermelerini istiyoruz.Ulan benim dinime saygı göstermeyenin şeyini niye yapmak zorundayım.Onu geçtim zorunluluk ta yok.Bizim ne güzel kurban ve şeker bayramlarımız var.Gerçi bu zaman ki bayramlarda eskisi gibi mi tartışılır.....Bu dejenarasyondan başka birşey değil yaptıkları.Tamam bende saygı duyuyorum bizim dinimiz başka dinleride kabul ediyor ve hatta onların ibadethanelerine gidip inceleyebiliyoruz.Ama yapmam.Benim yapıma ters arkadaş bide bunu dini boyutunu bilip yapıyorlar.Daha ne diyebilirim ki....Aynı şekilde 14 Şubat sevgililer günü içinde geçerli.Araştırırsanız onunda iç yüzünü öğrenirsiniz.Lakin 14 Şubat'ta bayağı iyi indirim oluyor.Bende bundan yararlanıyorum.Doğruya doğru şimdi.Bu yılbaşı indiriminden de yararlanacağım.Bu düşüncemi de dile getirdikten sonra gelelim ben ne yapıyorum.
Evde daha önce dediğim gibi malak gibi oturuyorum.Kasımın sonlarına doğru yada Aralık ayının başlarında sanırsam Güney Kamu Sekreterliğinden telefon aldım.Vardiyalı şekilde Kartal Lütfi Kırdar'a yada Koşuyolu'n eleman alacaklara dair bir bilgiye ulaştım tabi bu işe alma durumu geçici 6 aylık bir işti.İlk başta heyecanlandığım için biraz abuk sabuk şeyler söylemiş olabilirim.Aileme sormam gerektiğini söyledim karşımdaki da tamam siz sprun ben tekrardan aracağım dedi.Aileme de danıştım ve sağolsun 1 saat içerisinde beni aradı ve bende kabul ettim.Bendeki saflık şudur ki işe ne zaman başlayacağım siz mi belirleyeceksiniz diye sordum.Karşı tarafta daha mülaakata gireceksiniz dedi.Herneyse mülaakat günü geldi.Ben buluşma saatinin bir yarım saati erken geldim.Güvenlik görevlilerinle konuşup sekreterliğin 2 katına çıktım.Sandalyelerden birinde bir kız oturuyordu.Oda mülaata gelmiş konuştuk filan tam 2 senedir iş arıyormuş.Herneyse biraz konuşmanın ardından girdik klavye testine.1 dakkada kaç kelime yazarsan.Bu formalitedenmiş.Sonrasında 11.30 da güvenliğin orda olun dediler.Biz bekliyozda bekliyoruz.Saat neredeyse 12'ye geliyor.Sonrasında toplantı odasına aldılar.Bir adam vardı.Her birimizle konuştu ve sonrasında da komüte başkanı gelmedi sizi pazartesi günü yeniden çağıracağız aynı saatte dedi yada sizi ararlar dedi.Boş boşuna gelmiş oldum.Pazartesi günü gittim o günde boşuna gitmişim.Bizi arayacaklarmış ve yetki değişimimi ne olacakmış.Neredeyse 1 ay olacak onlarda aramadı.Kimsenin beni aradığı yok.Kpss çalışıyor musun desen içimden gelmiyor.Hastaneler 1-2 kişi aldıktan sonra çalışmak ne fayda.Taşeron olarak gir daha iyi.Çalış anasını satayım.Kpss'den iyi puan alamayacağım onuda biliyorum.Matematik yok ve bilgileri filan unutmuşum.Çalışasımda gelmiyor.Geçenlerde 2016 yılının Kpss sorularını baktım.Aslında yapabiliyorum tabi bilgi sorularıda var.Onları iyi öğrenmek lazım.
Bilemiyorum durumum ne olacak.Şu sıralar şu birkaç zaman diyim canım sıkılıyor.Bu can sıkıntısı normal can sıkıntısı değil.Umarım bu sorunlar düzelir ve iyi oluruz yada olurum.
Benden kısaca bu kadar.Yeniden asosyal olmaya başladım diyebilirim.Öyle çok arkadaşım yok.Var olan arkadaşlarında bazıları ya aramıyor yada birşey sormak için arıyor.Açıkçası ben adım atmıyorum.Atmayıda düşünmüyorum.Tabi onlar konuşursa konuşuyorum.İnsanların peşinden koşmaktan bıktım.Onların konuşması için ben açıp konuşmaktan bıktım.Annem diyor etrafında kişi kalmıyacak diye.Kalmasın istemiyorum.Onların beni düşündüğünü bile zannetmiyorum.Düşünen insan böyle yapmaz.Sanki ben düşünüyorumda be oluyor.Kimseyle iletişi edip konuşmak istemiyorum.Aramak istemiyorum.Böyle tek başıma evde malak gibi yaşamaktan mutluyum.Evlenmeyide düşünmüyorum.Bana uygun birisinin çıkacağına şüpheliyim açıkçası.Ben animeleri seven oyun oynamayı seven biriyim.Bunu bilen ve kabul eden birisi çıkar mı bilemem.Ne yemek yapmasını biliyorum ne oda toplamasını.Ben kendimi evliliğe yada çocuk sahibi olmaya hazır bile hissetmiyorum.Sevgilim bile olmasını istemiyorum.Haberlerde görüyorum yada sosyal medyada gruplarda okuyorum öyle şeyler oluyor ki....Öyle inanlar var ki...Bazen düşünüyorum keşke çift kişilikli olsaydımda o kişilik esas kişiliğimden güçlü olsaydı.O halletseydi herşeyi benim gibi pısırık pasif olmasa.
Şu günlerde nazar var diye düşünüyorum.Çünkü muhabbet kuşlarımdan biri öldü.Diğerinde de ur çıktı kanadında.Kuşlarıma nazar değdi.Yumurtlayan kuş gitti.Bilmiyorum ne olacaklar.
Bu yazımıda sonlandırmak istiyorum.Artık yeni yazılar ne zaman gelir bilemem.Belki oyun bilgilendirmeleri yaparım.Birkaç oyun yüklü duruyor.Yarım bıraktım hazır işimde yok onları bitirmek istiyorum.Herneyse efenim.Görüşmek üzere der ve giderim.

28 Kasım 2017 Salı

♥ Senki Zesshou Symphogear Anime Yorumu ♥


Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız? Beni soracaksanız evimde oturuyorum.İvet efendim sizlere sevdiğim bir anime olan Senki Zesshou Symphogear animesinin yorumunu yapacağım.Tabi anime hakkında eleştirilerimde olacak.Çok zamandır düşünüyordum bunu zaten.
Müzik ve savaş dolu bir anime olduğunu söyleyebilirim.1.sezon çizimleri eski olmasına karşın güzel zaten 2.sezondan sonra çizimler daha da güzelleşiyor.Her sezon ayrı ayrı düşmanları oluyor.Animeye de Nana Mizuki var olduğu için başlamıştım o zamanlar.Takiplilik halide halen devam etmekte bende.Animenin toplam 4 sezonu var.3'ü türkanime de çevrilmiş durumda fakat 4.sezonu daha çeviremediler.Bu arada her karekterin kendine ait şarkısı var anime boyunca.Bu şarkıların tam sürümlerinide indirebilirsiniz ki ben indirdim ve dinliyorum sevdiklerimi.
Öncelikle şudur ki ben bu animenin nereye kadar gideceğini artık kestiremiyorum.Konudan konuya mı atlıyor desem yani bir hiçliğe doğru gidiyormuş gibi.İlk sezondan aldığım tadı diğer sezonlardan alamadım açıkçası ama takip ediyorum severek orası ayrı.Animede güç dengesizliğide var.
Şimdi gelelim bu dengesizliklere öncelikle bu animedeki karekterlerin hepsi Symhoger kullanıcısı ve insanları tehdit eden gürültü adındaki yaratıkları yok ediyorlar tamam iyi hoş güzel.Yaratıkları dövün tamam.İlk bölümde sevdiğim karekterlerden biri olan Kanade Amou'yu boş boşuna harcadılar mesela.Gürültüleri yok etmek için kendisi kuğu şarkısı söyledi ki bu kuğu şarkısı Symphogear kullanıcıları için ölümcül bir şey.Hem güçlendirip hemde öldürüyor.Kanade'nin mangaya göre versiyonunda Linker adında ilaç almadığı için kuğu şarkısını söylediğinde öldüğü gösteriliyor.Linker kullanıcılarıda saf Symphogear kullanıcısı değil.Bu gücü kullanmak için ilaç lazım.Tamam karekter gitti onun yerine başka bir Gungnir kullanıcısı geldi ki oda Hibiki adında hiç sevmediğim bir karekter.Kendisini hiç sevemedim ve sevemeyeceğim gibi.Gelelim başka bir kuğu şarkısı vakasına bu sefer Tsubasa Kazanari şarkıyı söylüyor ve yaralı olarak kurtuluyor ve tedavi görüyor.Ulan nasıl yaralı olarak kurtuluyor o şarkıdan.Sonrasında da Yukine Chris söylüyo oda hayatta kalıyor.Ben anlamadım arkadaş ben anlamadım.Sonrasında da Hibiki söylüyor kuğu şarkısını ne yaralı oluyor ne bişey.
Daha sonrasında 2.sezonda yeni karekterler katılıyor yeni Symphogear kullanıcıları geliyor animeye.Bu sezonda da siyah Gungnir kullanıcısı Maria geliyor.Aaa bu nasıl olur diyorlar.Nasıl başka bir Gungnir kullanıcısı olur diyorlar.Ben Gungnir kullanıcısı bir tek Kanadeyi tanırım diğerleri fostur  benim için.Herneyse bunlar kendi aralarında savaşıyorlar ediyorlar sonra barışıyorlar.Ve hep birlikte kuğu şarkısı söyleyip süper moda ulaşıyorlar.Lann niye kimse ölmüyor pekii!!!
3.sezonda da Maria artık bir Gungnir kullanıcısı olmayıp ölen kardeşinin Airgetlam'ı kullanır.Hibiki 3.sezonun bazı bölümleri boyunca kendi güvenini kaybetmiştir.Bi bölümünde arkadaşlarıyla birlikte giderken önüne gürültüler çıkar.Yenmek için dönüşmesi lazımdır ama yapamaz.Gungnir onu kabul etmez.Son anda Maria gelir ve Gungnir'ı kullanıp düşmanı bi nebze geri püskürtür.Kendisi de linker olduğu için o kadar çok kullanamaz Gungnir'i ve biraz zarar görüp çıkartır Gungnir'i bunun üzerine Hibiki'de Maria'ya der o benim Gungnir'im!!! Bok senin Gungnir'in.Sen salak salak gez ortalıkta bi bok yapama.Hibiki'yi ben anlamıyorum.Değişikbir karekter.
Heleki bu son sezonda 4.sezonda youtube'de herifler dalga geçiyor neden mi?


Çünkü Saint Seiya'ya benziyor.5.sezonda Hibikinin arkadaşı Miku'yu işleyecekler.Bakalım hayırlısı olsun.Birde bu animenin oyununu yapmışlar bir sürü paralel evren var.Ben oynamıyorum fakat videolarını izliyorum.Allah'tan paralel evreninde Kanade yaşıyor.
Kuğu şarkısı eminim bir gün bu karekterlerden birisini öldürecek!

18 Ekim 2017 Çarşamba

♥ Sitenize Saklanan Youtube Videosu Koyma ♥


Herkese merhabalar efenim.Bu yazımda sizlere Sitenize Saklanan Youtube Videosu Koyma kodunu vereceğim.Bu kodu yeni buldum bende ve hemen gerekli ayarlamaları yapıp siteme koydum kodu ve çok hoşuma gitti.Gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra sitenizde şöyle gözüküyor.



Farenizi ''Youtube'' yazan yere götürdüğünüzde direkt açılıyor ve tıklayıp dinleyebiliyorsunuz bir videoyu.

Öncelikle size kodu şöyle bir takdim edeyim.
<style>
#flotante1 {
position:fixed;
top:50px;
right:-250px;
float:right;
width:288px;
display:block;
padding:0;
z-index:1002;
-moz-transition: all 1s;
-webkit-transition: all 1s;
-o-transition: all 1s;
}
#flotante1:hover, #flotante2:hover, #flotante3:hover {
right:0px;
-moz-transition: all 1s;
-webkit-transition: all 1s;
-o-transition: all 1s;
}
div.likeboxwrap {
margin-top:-5px;
margin-left:-45px;
width:238px;
height:325px;
background-color:#fff;
overflow:hidden;
border-radius:10px;
}
</style>
<div id='flotante1'>
<img src='Resim url kodu buraya gelecek' style='float:left;'/>
<div style='background: #Renk kodu buraya gelecek; height:325px; margin-left:38px;padding: 8px 5px 0pt 50px;border-radius: 0px 0px 0px 10px;'><span><div class='likeboxwrap'>VİDEO KODU BURAYA GELECEK</div></span></div></div>
İlk önce bu kodu kopyalayın.Blogger ana sayfasından Yerleşim-->Gadget Ekle--->HTML/JavaScript Gadget'ine basın ardından bu kodu yapıştırın.

Daha sonrasında ise sitenizin yan tarafında çıkacak olan youtube yazılı resmi koymamız lazım.


Bu yazılardan sitenize hangisi uyuyorsa onu koyabilirsiniz yada kendinizde yapabilirsiniz.Resmin url kodunu alıp kodda yazdığım ''Resim url kodu buraya gelecek''yazısını silip kodu oraya yapıştırın.Ardından herhangi bir renk kodu veren siteye girin oradan blog şablonunuza uygun rengin kodunu kopyalayın yanlız yıldızını kopyalamayın kodda yıldız var.Yıldızıda kopyalarsanız kod çalışmaz.Kopyaladıktan sonra ''Renk kodu buraya gelecek'' yazısını silip kodu yapıştırın şimdi gelelim biraz zor kısma.Video kodunu nasıl ekleyeceğiz? Şimdi Youtube'de istediğimiz videoya tıklayalım.


Ardından Paylaş'a basalım.Şimdi karşımıza kısa bir kod çıkacak.Bu kod hiçbir işimize yaramayıp kodu bozup çalışmasını önlüyor.Şimdi biz bu videonun çerçeveli olarak çıkmasını istiyoruz bu yüzden paylaşta çıkan blogger simgesine tıklıyoruz.Yani 4.kutucuğa tıklıyoruz.Karşımıza şöyle bir kutucuk gelecek.


HTML'yi Düzenle kısmına basıyoruz ve koda bakıyoruz.


Width yazan yere 238 height yazan yere ise 325 yazıyoruz ve kodun tamamını kopyalayıp sayfayı kapatıyoruz.Sayfa size uyarı verebilir evet kapatmak istiyorum diyip kapatın.Ardından kodda yazdığım ''Video kodu buraya gelecek''kısmını silip kopyaladığınız kodu yapıştırın.Yapıştırdıktan sonra kaydet'e basın ve Saklanan Youtube videosu sitenizde gözükecektir.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın efenim.

10 Ekim 2017 Salı

♥ Özel Hastaneler....♥


Herkese merhabalar efenim.Nasılsınız? Beni soracaksanız idare ediyorum işte.Güney Sekreterliğine başvurduğumdan bu yana evde malak gibi yatıyorum.Dünde hem ailemin ''birşey yapmıyorsun ayağına iş mi gelecek'' demesiyle hemde Güney Sekreterliğinden geri dönüş olmaması nedeniyle arkadaşımla gittik çevremizde olan özel hastanelere.Özel hastaneleri sevmiyorum.Haz etmiyorum.İlk önce yakınımızda olan caminin altında özel polikliniklerin olduğu yere gittik.Sekretere söyledik iş başvurusunda bulunacağımızı.Oda verdi bize iş başvuru kağıdını.Doldurduk ettik.Gittik sekreterin yanına.Oda aldı elimizdekileri zımbaladı filan sonrasında gülerek demesin mi ''Arkanızda mavi giysili hanımı görüyor musunuz?Gidip bi şansınızı deneyin''.Aldık kağıtları gittik.Tabi heyecanlıyız hemen mülakat mı olacak hemen işe mi alacaklar diye.Gittik dedik biz iş başvurusunda bulunacağız diye.Odasına gittik.Odasında küçücük birşey.Sanırım oranın insan kaynakları.Kağıtlara baktı.Kağıtlarda da talep ettiğiniz ücret yazıyordu.Arkadaşım 1400-1800 aralığında yazdı ben ise 1600-1800 yazdım.Biraz aç gözlülük yapmış olabilirim.Çünkü asgari ücret 1400 bana az gözüktü ve biz Güney Sekreterliğine başvurduğumuzda bize 1800 tl verileceğini söylediler.Kadın hasta kabul de bir kişilik yer olduğunu ve sadece 1 kişinin alınabileceğini söyledi.Ardından kadın kağıtlara baktı işte.Sonrasında da dedi ''İkiniz aynı yerde oturuyorsunuz aynı okuldan mezunsunuz ve aynı bölümdesiniz.'' Kağıtlara biraz daha baktıktan sonra ''Kim 1600 ücrete yazdı'' dedi '' ''ben'' dedim.Sonrasında bana baktı ve ''Sen bana kafadan gittin.Biz asgari ücretten başlıyoruz ''dedi.Bunu duyar duymaz kendimi afedersiniz ama bok gibi hissettim.Moralım bozuldu.Diğer arkadaşımda sevindi.Sonrasında da dedim.'' O zaman ben gittim.'' Bunu hafif bir tebessümle söyledim sinirim oynadı.Kadın sonrasında da ''Şimdi ben hanginizi işe alayım'' dedi.İçimden geçirdim ulan işe alacak sizsiniz niye bize soruyorsunuz? Tam bunu söylemek dilimin ucuna geldi ama söylemedim.Arkadaşım da birşey demedi.Bende dedim ki ''Gönlünüzden kimi seçmek istiyorsanız seçin''Bir süre baktı bize sonrasında da dedi.Biz kademeli alıyoruz.Üst mevkilerdekiler baksınlar sonrasında geri dönüş yaparız.Teşekkür edip çıktık.Biraz moralim bozuldu ama sonrasında da başka bir özel hastaneye gittik.Burası diğerinden daha güzeldi.Girdik özel hastaneye.Çıktık 6.kata kalite birimindeki genç bir bayana iş başvurusunda bulunacağımızı söyledik oda ''Bu hastane işkurla çalışıyor ve şuan için elemana ihtiyacımız yok.Ama ben size form vereyim doldurun'' dedi.Aldık formları doldurduk.Bizim gibi yeni mezun sanırım oda geldi ve oda doldurdu form.Formları verdik ve çıktık hastaneden.Bu hastanenin formu diğer hastane formlarına göre daha güzeldi.Başka bir hastaneye daha gittik.Oranında formunu doldurduk.Sekreter hayattan bezmiş gibiydi verdik orayada sonrasında bir tane daha yere gittik ordada doldurduk orada da sekreter bizi hemşire zannetmiş ve baş hemşire göndertti bizi.Baş hemşire baktı ''siz Tıbbi sekretersiniz.Burda size iş çıkmaz.Gidin hastanelere başvurun '' dedi.Ben de dedim'' Güney sekreterliğine başvurduk stajda yaptık devlette.Ama biz yinede bırakalım formları'' dedim ve bıraktık.

Dün benim için bok gibi geçti.Özel hastanelerden de işe alacaklarını sanmıyorum.Hele ki o cami altındaki poliklinik yeri.Umut vermekten yada yitirmekten başka birşey yaptığı yok.Üniversiteden arkadaşlardan üçü özelde çalışmaya başlamışlar bile.Kendimi de anlamamaya başladım hem işe başlamak istiyorum hemde bir tedirginlik var yapamayacağım diye.Psikolojiminde bozulduğuna kanaat getirmeye başladım artık.Sinir stres oluyorum evde durduğum her an.Bizim evin yakınlarıda Daruşafaka var yaşlı bakım evi.Acaba oraya tıbbi sekreter alırlar mı diye düşünüyorum ama almazlar.Çünkü orası bir hastane değil ve sürekli kayıt yapılan bir yerde değil.Annem başvur diyor ama emin değilim.Dünkü olayları babama anlattım özellikle cami altındaki poliklinikte olanları dedim ''kadın sanırım oranın insan kaynakları uzmanı gittik odasına küçükcüktü.....''Geri kalanınıda anlattım işte.Babamda şöyle dedi ''O insan kaynakları başı değildir.Başı olan bir kişi asla kaç kontejyan kaldı söylemez ve karşı tarafı ne umutlandırır nede rencide eder.Ni tekimde sen rencide olduğun içinde orada çalışma şevkini zarara uğratmış.Ona da küçük bir yeri kakalamışlar orada sadece çalışan öylesine birisidir.''dedi.

Bu insanları hiç bir zaman anlamayacağım ve anlamakta güçlük çekiyorum.Umuyorum ki bir gün devlete girerim ve turnayı gözünden vururum.Yakın bir zamanda taşeronluk diye birşey kalmayıp herkes memur olacakmış.Bakalım bu ne zaman olacak.KPSS'ye de güvenmiyorum içeride sağlam adamın olmadığı sürece boş.

Herneyse içimi biraz döktüm fakat kendimi yine bok gibi hissediyorum.Sanırım bu his birkaç gün sürer ve geçer.Aşağıya bir video bırakıyorum.Belki şöyle bir göz atarsınız.Ben beğendim.


Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın efenim.

17 Eylül 2017 Pazar

♥ Olan Biten ♥


Herkese merhabalar efenim.Yeniden bir yazımda daha beraberim sizlerle.Okula gidecek arkadaşlara şimdiden başarılar dilerim.Teog'a girecek arkadaşlarada çok çalışın derim gerçi haberlerde Teog'un kaldırılacağına dair haberler olsada o kaldırılsa bile yeni sınav sistemleri çoğaltırlar yeniden.Çalışın dediğim arkadaşlarda çalışmayacaklardır büyük bi ihtimal bunuda ortanca kardeşimden biliyorum.Yan gelip yatıyor elinde sürekli telefon sevdiği Japon grubuyla ilgili şeyler paylaşıyor.Nasıl bulduysa bu grupları gına geldi.Bide asilik çağında ağzını burnunu kırasım geliyor.Atarlanıyor.

Bu yıl meslek lisesine gidecek olanlara da şöyle bir haberim var artık üniversitelere giriş yapmak için Ygs sınavına girmeniz lazım.Direkt geçişler kalktı.Artık insanların sonu hayırlı olsun diyim.

Gel gelelim haberlere.Ben dizi seyretmekten çok haber izlemeyi severim.Haber izleye izleyede bozulmaya yüz tutmuş psikolojim hepten bozulmaya başladı.İnsanlar çıldırmaya saldırgan olmaya başlamışlar.Bi küçücük şey için birbirlerini öldürmeye başlamışlar.Hele ki şu fındık haberleri beni benden aldı.Tamam çiftçi alması gereken parayı alamıyor.E be insan niye o ağaçları kesiyorsun.Açıkçası benim içim yandı bi ağaç kaç yılda büyüyor.Para kazanamadığı için niye ağacı kesiyorsun.Kesme amaçlarıda şudur bence bana göre benim düşüncem ''ben kazanamadım sizde yemeyeceksiniz''.Ulan ağacın size ne zararı oldu.Bu zeytin ağaçları içinde geçerli.Hatırlıyoruz inşaat gibi birşey için zeytin ağaçları gitti.O ağaçlarda zor yetişiyor.Japonya da zeytin en pahalı şey mesela.Kore de şeftaliyi almak için paralı olmak lazımmış.Ama bizim insanımız ne anlar.Bizim insanımız hiç bi boktan anlamaz.Bizim insanımız kendini düşünen bencilin tekidir.İnsalarlar birbirlerini kandıra kandıra güveni kalmamış kendine sonraki nesilleri düşünmüyorlar hiç.Biz bu halimizle hiç bir şey olamayız.Haberler zaten herşeyi açıklıyor sözde demokratik bir ülkeyiz ama demokrasini d si yok.Allah korkusu yok artık kimsede benim aile meseleleri içinde geçerli.Yalan dolan arkadan konuşmalar kul hakkı yemeler...

Benden ne haber onu söyleyeyim.Öncelikle Cuma günü gittim Güney Sekreterliğine iş başvurusunda bulunmak için arkadaşla.Elime başvuru kağıdıyla anket verdiler.Tabi ben iş başvurusunda hiç bulunmadığım için arkadaşıma sordum hep.Oda bana sağolsun yardım etti.Kağıtta üç tane hastane adı yazın diyordu bende evime yakın hastaneleri yazdım.Bilgileri tamamladıktan sonra anketleride doldurdum.Sekreterliğe gelen o kadar çok kişi var ki iş başvurusu için....Annesiyle gelen eşiyle gelen...Doldurduktan sonra güvenlik görevlisine verecektim kağıtları komisyon toplantısı vardı o gün.Toplantı bitmiş ve güvenlik görevlisi elime bir sürü başvuru kağıdı sıkıştırarak ''Hazır şunlarıda ver nede olsa çıkıyorsun vermek için yukarı '' dedi.Aldım arkadaşımla gitti teslim edileceği yere.O kadar çok başvuru var ki elimde.Bu elimdekiler de azmış aslında vereceğim yere girince anladım.Çalışanın masasının üzerinde o kadar çok başvuru var ki...Durumu görünce açıkçası ister istemez düşündüm acaba bu kişiler işe girebilecekler mi? Bende o işe girebilecekler mi dediğim kişilerin arasında geçtim.Arkadaş daha önceden başvurmuştu ve 2 ay bir zaman geçti geri dönüş olmadı daha.Taşeron firma üzerinden işe alınacağım ve 1800 gibi bir maaş olup yemek onlardan yolda benden olacak.Para gayet iyi.Memurlar 2300 gibi bir maaş alıyor nereden baksan 500 tllik bir aralık var ama oda her yıl para artıyor.Diplomayı da sordular ne zaman alacaksınız diyede daha bizim rektör imzalıyor diplomaları 3,5 ay geçti bi veremediler diplomayı :DDD Haberlerde taşeronları memur kadrosuna alacaklarmış diye bir haber gördüm ama yapacaklarını sanmam :DD KPSS denen illetten 84 puan nasıl alacağım kara kara düşünüyorum.Çünkü istediğim hastane 84 istiyor.Bir de artık sağlık teknikeri 4 mü 3 mü 2 mi ne kişi alıyor bazı yerlerde de 1 kişi alıyor.Ösym sitesinden baktım.Bir başka arkadaşım üniversiteden özel hastanelere başvurmuş ama geri dönüş olmamış bakalım ne bok yicem.

Bu arada kurban bayramının 1.gününde 2-2.5 aylık muhabbet kuşum kaçtı.Şerefsiz onu o kadar besleyeyim sen git kafesin minnak yerinden kaç git.Mandallarla da kapatmıştım.Bizim çiftimiz var ve o çiftin kuşuydu.Elime de alıştırmıştım avucumada geliyordu.Ayağından tırnağı kopmuştu kanlı haliyle iyişleştirdim ayağı şişti teramisin sürdüm.Sen git kaç.Öldü mü kaldı mı bilemem.Bi tane daha yavru var oda kendini sakatladı tam yürüyemiyordu şimdi iyileştirdim ama tellere düzgün tutunamıyor ve zıplayamıyor.Bi tanede Boncuk adında sarı dişi kuşum var muhabbet tam oyuncu 8-10 yaşında olmasına rağmen bizi eğlendirmek için elinden geleni yapıyor.Şu an tüyleri yaşlılıktan dolayı kötü oldu.Uçamıyor ve ayaklarında mantardan kaynaklı şişlikler oluyor.Kafesinden de çıkmıyor.Ayağından tırnaklarıda düştü.Bi şekilde bakıyorum.Muhabbet kuşlarını çok severim.Evde en az bir tane kuş sesi olacak.Olmayınca garipsiyorum.Kendimi bildim bileli muhabbet kuşu ya kanaryayla büyüdüm.Yani muhabbet kuşuyla ilgili bi sorunuz varsa sorabilirsiniz :DDD

Diyeceklerim bu kadar.İçimide döktüm diyebilirim.Yazacaklarım bu kadar.Bir sonraki iç döküş yada başka bir yazıda görüşmek üzere hoşçakalın :DD